top of page
converted_edited.jpg

Tuncer Erdem

Sanatçı

1962 yılında İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü, Özdemir Altan atölyesinden mezun oldu. Çizimleri 1982 yılında mizah dergilerinde yayımlanmaya başladı. Ses dergisinin Atmaca ekinin ardından Çarşaf ve Gırgır gibi dergilerde çalıştıktan sonra, 1985’te Limon dergisini çıkaran kadro içinde yer aldı ve bu dergide yazısız kısa öyküler çizmeye başladı. Daha sonra bu çizgi-öykülerde kısa metinler de yer aldı. Tuncer Erdem, Limon’dan sonra yayımlanan Nankör ve Deli mizah dergilerinde de benzer çalışmalarını sürdürdü. 1990’lardan itibaren edebiyata ağırlık verdi, şiir, öykü ve romanlar kaleme aldı. Yapıtlarında desen ve metinleri kimi zaman bir arada, kimi zaman tek başına kullanmakta.

Yazılı çizgi-öyküleri, Express, Roll, 1+1, Kitap-lık,  Sanat Dünyamız, Deniz Mecmuası ve Öküz dergilerinde yayımlandı. Bazı çalışmaları da yurt dışında Frigidaire, Tic, Levende Billede adlı dergilerde yer aldı.

Kitapları

Anlatı-Roman:

  • Şehrin Ilık Solukları (YKY, 1996)

  • Bozkır Kitabı (YKY, 2008)

  • Uzak Kış, Kayıp Güz (YKY, 2015)

  • Kaz Düşü (YKY, 2019).

Öykü:

  • Denizlerimizde Rüzgâr (YKY, 2007)

  • Güzel Eşya, Alelade Dünya (YKY, 2013)

  • bak, gene o şey (YKY, 2014)

  • Ben, Bozkır Yeli (YKY, 2022)

  • Kötü Tabiat, İyi Doğa (YKY, 2023)

Şiir:

  • Sulardan Kırlara Kuşlar [Seyrin Seksen Hali] (Kül Sanat, 2009)

  • Uzak Diyarlar, Gidilmez Kentler (Kırmızı Kedi, 2019)

Çizgi:

  • Tuncer Erdem (Joker, 1991)

  • Hayalifener (YKY, 2007)

  • İstanbul: Zamanın Suya İzi (YKY, 2009)

  • Kar, Kömür, Keder (YKY, 2011)

  • Gece Kitabı (Metin: Bilge Karasu; Metis, 2012)

  • Gece Gelen Öyküler (YKY, 2017)

  • Ölüm Gölgesinde Suretler (Kırmızı Kedi, 2019)

Aldığı Ödüller

  • 2023 Sabahattin Kudret Aksal Yazın Ödülü (Ben, Bozkır Yeli)

  • 2024 Haldun Taner Öykü Ödülü (Kötü Tabiat, İyi Doğa) 

------------------------

İmgenin ‘metin olduğu’ anların kültürel 
tutanakları: Tuncer Erdem’e dair notlar


Resmin ‘metin olup’, kendini kelimelere emanet ettiği nadir kesişimler olur. Tuncer Erdem her ikisiyle de dünya hatıraları toplayıp, yine aynı dünyanın insanlarına bunları ikram eden çiftçi bir yazardır. Çiftçiliği, kültürü hem duyusal, hem aklî bir eylem olarak deneyimlemesine yaslanır. Gördüklerini hem çizgiyle, hem harflerle betimler. Öyküleri, romanları ve çizgileri, birdenbire başlayıp, sizi çapak çapak uyanışlara bırakan gözükapalı rüyaları andırır. Bu öykülerin görüntüleri kâh siyah beyazdır; kâh mahcup renklere soyunur.
Batının ‘grafik roman’ künyesini koluna taktığı türden erişkin hikâye levhaları / ‘storyboard’lar, Erdem’in dünyayla kurduğu bereketli mesafenin elini artırır. Öykü ve romanlarındaki kısa cümleler, sadece görüldüğü kadar kısadır; yoksa çoğunun, derine bırakılmış anlam misinaları kadar avcı-toplayıcı olması da bundandır.
Boşluğu empatik bir sabırla umursayan, sessizliği görsel ve yazılı bir hak olarak anlatıya tanıyan, siyah ve beyaz arasındaki tüm ifade aralıklarını diyalektik bir deneysellikle gözeten Erdem’in yapıtları, sanat tarihsel gözlükle bakılınca, çoklu üretime yatkın isimlerin de yakınıdır. A. Puşkin, F. Kafka, H.Hesse, J.Kerouac, G.Grass, C. Bukowski, V. Hugo, S. Plath, F.G. Lorca, T.Williams, H. Miller, R. Tagore ve e.e.Cummings, hep bu gereksinimin kayda geçtiği (1,2) kalemler arasında gelir. Bu eksende baktığımızda Erdem’in ortaya koyduğu plastik ve edebî bu melez eylemi, Türkiye sanat hafızasında da yazı ve imgeyi yapıtlarında randevulamış C. Burak, B.R. Eyüboğlu, İ.Berk, Komet ve dahi S. Berksoy ile O.Pamuk gibi iletken, türetken ve samimi yaratıcılarla da aynı dizgede tasnif edilebilir.
Erdem’in metin ve imgelerinin gerçekçiliği, kendini yoğun, titiz bir biriktirmeden alır. Çizgilerin samimiyetini kelimelerden toplayıp, gerisin geri görsellere hediye eder. Bunu yaparken okurun hayal kurma hakkını elinden almaz. Öykülerinin, roman cümlelerinin tasvire yatkın doğası bundan ileri gelir. Belli bir yere kadar ‘imlenen’ an ve anlatının mesuliyeti, dilsiz bir güven talebi içinde okurun kendi hafıza ve dünyasıyla kurduğu mahrem tercümeye bonkörce katık edilir.
Erdem’in desenlerinde, üretilen ‘an’ ve ‘anlatı’ların metafizik esnekliği ile biricikliği, iletilenin tekrarsızlığı ve naifliğinin elinden ölümlü bir hüzünle tutan değerli bir samimiyet talebi de, karakteristik bir süreklilik tavrı olarak görülebilir.
Bu, Erdem’in imgelerinin kültürel köklerini erken Uzakdoğu felsefi imge-metinlerine, Osmanlı - Türk minyatür içtenliği ve eşitliğine, ya da Art Brut / ‘Ham Sanat’ akımının gönüllü gayri akademik yeminine de yaklaştırır. Öykü ve romanlarına seçtiği sosyal ve doğal görsel ‘çehreler’, metinler arasına okurun merakını kışkırtıcı şekilde yerleştirilen kişisel ayraçlara dönüşür.
Erdem’in emeği, aynı zamanda bir anlatı ‘bestekârı’ gibi de deneyimlenebilir. Gerek nitelik, gerek nicelikte çoğul bu üretim akla sadece birer çıkış noktası olarak arşivlenen caz bestelerini, ya da klasik müzikteki, daha ziyade oda müziğine adanmış, adagio, allegro, presto veya largo gibi İtalyan klasik müzik terimlerinin dünya müzik literatürünü besleyen duygu ve tını basamaklarını da getirir.
Metin ve imgelerin görece kısalıkları, kitaplarının ortaya çıkardığı topyekûn, o hülyası yoğun, farkındalığı derin anlatı buketinin zenginliğini de, zaten tam da böyle içtenlikle karşılar…
Tuncer Erdem’in çoğunlukla siyah-beyaz albüm / kitaplarındaki renkli, renksiz tüm görsellerin üstlendiği arşivsel nostalji duygusu da, bu sonsuzluğu pekiştiren değerli bir zarf halini alır ve okura, tarihe ve en önemlisi hayal gücüyle çalışan tüm varoluş şekillerine, samimi bir umutla, defaten yollanır.
Evrim Altuğ (aica)
Şubat ‘22,‘26
(1, 2)
https://lithub.com/10-of-the-best-author-turned-artists-ranked/
https://www.abebooks.com/art/authors-who-painted/

------------------------

"EDEBİYATTA KUŞLAR" Resim Sergisi

 

Bu seri, Kırmızı Kedi Yayınevi iş birliğiyle hazırlanan 2020 ajandasına eşlik etmek üzere üretilmiş özgün çizimlerden oluşmaktadır. Her kuş türü için edebi bir eserden seçilen alıntılarla kurgulanan ve toplam 52 çalışmadan meydana gelen seri, metin ile görsel anlatım arasında kurulan özel bir diyaloğu yansıtarak her eseri kendi hikâyesiyle bütünleyen bütüncül bir sanat deneyimi sunmaktadır.

"İlgili sanat eseri ve sanat eserine ait görsellerin ilişkili içeriklerinin kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya kullanılması hakları sanatçıya aittir. Sanatçı izniyle Fovart'ta yayınlanmaktadır. Yukarıda sayılı edimlerin gerçekleştirilebilmesi için sanatçıdan yazılı izin alınması gerekmektedir."

bottom of page